Muş’un Varto ilçesinden bir genç ile Amerika’dan gelen bir kadının yolları Berlin’de kesiştiğinde, ortaya sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda sınırları aşan bir macera çıktı. Zervan ve Taylor, evliliklerinin ardından radikal bir kararla, elektrikli minibüslerini seyyar bir yuvaya dönüştürerek dünya turuna atıldı. Bu sıra dışı çift, kültürleri birleştiren bir aşkın peşinden, her yeni gün farklı bir manzaraya uyanıyor.
Sıradışı Bir Aşk Hikayesinin Başlangıcı
Biri Almanya’da doğup büyümüş Muşlu bir Kürt genci, diğeri üniversite eğitimi için Almanya’ya gelmiş Amerikalı bir kadın… Zervan ve Taylor’ın yolları tam dokuz yıl önce Berlin’de kesişti. Üç yıl önce hayatlarını birleştiren çift, küresel salgın döneminin getirdiği kısıtlamalarla birlikte, hayatlarına bambaşka bir yön verme kararı aldı. Zervan, bu sıra dışı maceranın nasıl başladığını şu sözlerle dile getiriyor:
“Taylor ile 9 yıl önce Berlin’de tanıştık ve 3 yıl önce evlendik. Koronavirüs döneminde Berlin pek keyifli değildi ve biz de gezimiz için çok büyük bir karar aldık. Dünyayı gezmeye karar verdik. İlk durağımız Endonezya oldu. Orada bir ay kaldıktan sonra Tayland ve Vietnam’a geçtik. Dünyanın o yakasını gezdik. Bir yıl sonra Avrupa’ya geldik ve tüm Avrupa ülkelerini dolaştık. Geçen yıldan beri de Amerika’dayız ve tüm Amerika’yı gezmeye karar verdik.”
Dünyayı Kucaklayan Minibüs Yaşamı
Zervan ve Taylor, aldıkları bu kararın ardından, adeta tekerlekler üzerinde bir yaşam inşa etti. Elektrikli bir minibüsü özenle tasarlayarak yataklarından mutfaklarına kadar tüm ihtiyaçlarını karşılayacak bir eve dönüştürdüler. Bu mobil yuva, onlara özgürlüğün kapılarını araladı. Akşam nerede konaklarlarsa, sabahı o eşsiz coğrafyada karşılıyorlar. Şimdiki rotaları ise Kuzey ve Güney Amerika kıtasının büyüleyici ülkeleri.
Aşk Uğruna Kültürel Köprüler Kurmak
Muş’un Varto ilçesinden köken alan Zervan’ın ailesiyle daha güçlü bağlar kurmak isteyen Amerikalı Taylor, eşine olan derin sevgisini göstermenin en güzel yollarından birini seçti: Kürtçe öğrenmek. Bu süreçte şanslı olduğunu belirten Taylor, kayınpederinin deneyimli bir Kürtçe öğretmeni olmasının bu yolculuğu kolaylaştırdığını ifade ediyor. Taylor, Kürtçe öğrenme sürecini ve Kürt kültürüne olan hayranlığını şu sözlerle anlatıyor:
“17 yaşındayken üniversite okumak için Berlin’e gittim ve Zervan’la tanıştım. Zervan’ı çok sevdiğim için Kürtçe öğrendim. Ona olan sevgimi göstermek ve ailesiyle daha kolay anlaşabilmek istedim. Berlin’deki Adar Okulu’nda, Zervan’ın babasından Kürtçe dersleri aldım. Kürt kültürünü de çok seviyorum ve genellikle Kürtçe şeyler dinliyorum. Maalesef henüz halay çekemiyorum ama yavaş yavaş onu da öğreniyorum.”
Amerika Kıtası Boyunca Süren Keşifler
Bir yıl gibi kısa bir sürede Amerika Birleşik Devletleri’nin tam 25 eyaletini keşfeden Taylor ve Zervan, bu geniş kıtada hala gezilecek birçok yerin olduğunu belirtiyor. Onların macerası, sadece coğrafi sınırları değil, aynı zamanda kültürel ve dilsel engelleri de aşarak, aşkın ve keşfin ne denli güçlü olabileceğini tüm dünyaya gösteriyor. Bu genç çift, yollarına çıkan her yeni şehirde, her yeni kültürde, aşklarını ve maceraperest ruhlarını tazelemeye devam ediyor.
Leave a comment